Minimalizmde İlk Adım: Gardırop Temizliği

by M for Merve 24/02/2016 0 comment
Minimalizmde İlk Adım: Gardırop Temizliği

Dünkü şu yazımda minimalliğe adım atmaya karar verdiğimi ve evi oda oda boşaltacağımı anlatmıştım. Gün bugündür dostlar. Madem bir işe giriştim, en şiddetlisiyle, en zoruyla başlayayım ilk adım zaten en zoru olacak her türlü dedim ve şu an düşündüm de, kolay olan hangi oda var ki? Mutfaktaki kavanozlarımı mı kolayca atabilirim yoksa çocuklarım diye okşadığım defterlerimi mi? Yoksa her hafta sayımlarını gerçekleştirdiğim kalemleri mi? 🙁 Hiçbir şey atamam ki ben 🙁

 

Ya bak kendi kendime gaza getiriyorum. Atarım, her şeyi atarım hem de.

 

Minimallik yolunda ilk hayallerimi bundan bilmiyorum kaç sene önce, Uzakdoğu kültürüne ilk kez aşık olup Japonya’da yaşama fırsatı kovalamaya başladığımda kurmaya başladım. Sanırım lise yıllarıydı çünkü Gaspar Noé’nin 2009 tarihli Japonya’da geçen filmi Enter the Void‘in fragmanını ilk izlediğimde aklımı kaçırmıştım. Herhalde lise son üniversite baş zamanları işte neyse ne. Daha sonra İstanbul’a ilk taşındığım sıralar, Edamame yazımda da belirttiğim dönemlerde işte, abimle Nişantaşı Muji‘ye ilk kez gitmiş, bir posta da orada aklımı kaçırmıştım. Evimi de Muji’yle döşeyeceğime and içmiştim ama Mehmet sevmiyor Muji alet edevatlarını, çok otel gibiymiş.

Muji benim bu çılgınlıklarımı görmüş, demiş ki yazık len şunun iki gram aklını da başından alalım gelin demiş, gitmiş EV yapmış. Adamlar tatavaya girmemiş, hiç çanak çömlek polemiğine girmemiş direkt EV vermiş. İşte hayallerimdeki minimallik seviyesi bu. Ama bu minimallik seviyesinde 5 kapılı gardıroba yer yok gönül dostlarım.

E5 Kenarına Şöyle Bi' Prefabrik Yapsam

E5 Kenarına Şöyle Bi’ Prefabrik Yapsak Be

 

Gün geldi, etimden et kopartırcasına acı çektiğim gardırop boşaltma akşamı yaşandı. Belediyeye verilecek koli odanın ortasına kuruldu ve yüzyılın kıyafet verişi başladı! Ancak bu “Biraz az kıyafet al, dolaplar almıyor kıyafetlerini yavrım benim” durumununun da dünyada daha “cool” bir versiyonu var tabii ki: Capsule Wardrobe

Capsule Wardrobe Nedir?

Capsule wardrobe özünde bir moda terimi. Birbiriyle giyilebilir, eşleşebilir model ve renklerde, hızlı moda özellikleri göstermeyen, klasik parçalardan oluşan koleksiyon demek ve Donna Karan’ın 95′ koleksiyonu ile iyice popülerleşti.

Günümüzdeki, kişisel, senin benim yatak odalarımızdaki gardırop seviyesinde kullanımı da aynı mantık. Dolaplar dolusu değil, sayılı ve birbiriyle çoğaltılabilen karakterde parçalar bulundurmak.

Bu fikir ile ilk kez bu yaz karşılaştığımda fikre aşık olmuş ve yaz gardırobumu bir gazla oldukça boşaltmıştım. Hatta bunu seyahatlerde d euygulamış, 10 günlük İtalya seyahatimiz için neredeyse bir sırt çantası kadar eşya götürmüş sadece ama gene de tam bir kapsül gardıropçu olduğum söylenemez.

Capsule Wardrobe Kuralları

Sinan Çetin gibi 10 tane siyah tshirt alarak kapsülcü olunmuyor kardeşler. Bir takım kurallar ve bir takım formüller var.

  1. Öncelikle bir renk skalası seçiyoruz.
  2.  Gardırobumuz, elbette karakterinizi yansıtmalı!
  3. Gardırobumuz, yatırım denecek yüksek kalite parçalardan oluşmalı.
  4. Gardırobumuz, klasik ana parçalar ve daha trend tamamlayıcılar ile dolmalı.
  5. Gardırobumuz, tamamlayıcılar ile her etkinliğe ayak uydurabilecek parçalardan meydana gelmeli.

Adım Adım Capsule Wardrobe

Arkadaşlar “kıyafetten kurtulmak” yazması kolay, hayata geçirmesi gerçekten zor bir eylem. Buraya adım adım yazıyorum. Lütfen kendi kendinize sorduğunuz ve yanıtladığınız sorularda dürüst davranın.

Adım 1: Şimdi kıyafetleri aldık karşımıza.

  1. Üzerime düzgün oturuyor, sık sık giyiyorum ve güzel yani hoşuma gidiyor: Bu parçaları ayırıyoruz ve vermiyoruz.
  2. Yani kalsın istiyorum ama neden bilmiyorum 🙁
  3. Afedersin de giyiyorum, nefes alamıyorum dostum düğmeler atıyor. Tarzı da bana uygun değil hem: Bağışlıyoruz bu kıyafetleri. Koliye atıyoruz.
  4. Ay delik mi o koltuk altındaki? : Bağışlamıyoruz, direkt atıyoruz. Ayıp.

Adım 2: 4 gruba ayırdığımız kıyafetler karşımızda.

  1. Bu grup direkt gardroba giriyor.
  2. Bu grubu bir koliye koyup 1 ay bekliyoruz.
  3. Bu grubu kolileyip bir süre balkonda falan tutuyoruz düşünmek için.
  4. Bu grubu çöpe attık zaten. Sökük şey mi giyilir ya.

Adım 3: Bir grup çöpe gitti, bir grup gardıroba döndü. İki koli ortada. Bağışlanacaklardan aklınıza takılan yok, bağışlayın. 1 aydır kolide duran kıyafetleri rüyanızda bile görmediyseniz bağışlanacaklar kolisine transferini yapın.

 

Yazması kolay, uygulaması zor demiştim. Akşam oldukça verme gerçekleştirdim dolabımda. Özellikle 1.5 senedir giymediğim, Mehmet “aa rengi ne güzelmiş” dediği için gardrobumdaki locada yerini alan birkaç kazağı vermek çok zordu ama başardım. Peki capsule wardrobe’a ulaşabildim mi? Tabii ki ulaşamadım. Ama yol katediyorum.

 

Cidden o sarı kazağın rengi güzeldi, yündü falan. Vermese miydim acaba ya :/

Related Articles

Leave a Comment